Neden Kişisel Verileri Korumaya Yönelik Bir Kanun Çıkarıldı?

Kişisel veri, bireylerin kimliklerini belirli hale getirmeye elverişli her türlü bilgi olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda kişinin kimlik, iletişim, sağlık ve mali bilgileri ile özel hayatına, dini inancına ve siyasi görüşüne ilişkin bilgiler, kişisel veri olarak nitelendirilmektedir.

Günümüzde bilgi işlem sistemlerinin geldiği nokta itibarıyla bu veriler, gerek özel sektör ve gerekse kamu sektörü tarafından otomatik yollarla birçok amaç için kullanılmakta ve saklanmaktadır.

Bu bilgilerin kullanılması hem kişinin kendisine hem de mal ve hizmeti sunanlar açısından çok önemli kolaylıklar sağlamaktadır. Özellikle bilişim sistemi yardımıyla ticari açıdan kişilerin durumlarına uygun ürün satma veya davranışlarını analiz ederek pazarlama stratejileri geliştirme imkanları artmaktadır. Bunun yanısıra elde edilen kişisel verilerin kötü amaçlar için kullanılması da yaygınlaşmaktadır.

Neden Böyle Bir Kanun Çıkarıldı?

Kişisel verilerin yetkisiz kişiler tarafından elde edilmesi, bunların kullanılması, gizlilik arzeden bu verilerin açıklanması kişisel zararlara yol açmakta ve yasalarla koruma altında olan kişisel haklarımız ihlal edilmektedir. Anayasa’da ve uluslararası taraf olduğumuz sözleşmelerde söz konusu bilgilerin koruma altında olması gerektiği düzenlenmektedir.

2010 yılında açıkça Anayasamıza giren bu gereklilik, esasında farklı kanunlarda yansımalarını bulmuştur. Türk Ticaret Kanunu, Bankacılık Kanunu, Türk Ceza Kanunu gibi birçok kanunda kişisel verilerin korunması ile ilgili düzenlemeler bulunaktadır. Ancak bu konuda temel bir kanunun ve sorumlu bir kamu kurumunun olmaması uygulamada büyük eksikliklere yol açmakta idi.

Öte yandan kişisel verilerin korunmasına ilişkin yasal düzenlemeler Avrupa Birliği tam üyelik sürecinde ülkemizin yerine getirmesi gereken bir yükümlülük olarak masada yer almaktadır. Nitekim ülkemizle ilgili oalrak hazırlanan ilerleme raporlarında bu konudaki eksiklik eleştirilmektedir. Ayrıca, gerekli düzenlemelerin olmaması dolayısıyla EUROPOL ile EURO JUST gibi emniyet güçleri arasındaki işbirliği çalışmaları gerçekleştirilememiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından ülkemiz aleyhine kişisel verilerin ihlaline ilişkin bir çok karar verilmiştir.

Son olarak ülkemizde yatırım yapacak kişiler ile Türk firmalarının yurtdışında yaptığı yatırımlar kapsamında htiyaç duyduğu veri aktarımı, ülkemizde kanuni düzenleme olmaması sebebiyle gerçekleştirilememektedir. Bu durum yatırım kararlarını olumsuz etkilemektedir.

Umudumuz Yüksek Standartlarda Yaşamak

Çıkarılan kanun ve alt düzenlemeler ile, KVK Kurumunun uygulamaları kişisel verilerin korunması bakımından çok önemli bir görev üstleniyor. Toplum olarak bu konudaki duyarlılığımız henüz istenen seviyede olmasa da kısa süre içinde kişilerin haklarını öğrenmeleri, veri toplayan ilgili kişi ve kuruluşların da sorumluluklarının farkına varması ile çağdaş standartlara ulaşabileceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir