KOBİ’LERDE NAKİT YÖNETİMİ SORUNLARI

Ekonomik olarak büyüme ve resesyonların bellirli bir döngü içinde tekrarlanması beklenir. Son 20 yılımıza baktığımızda da global olarak da ulusal olarak da milli hasıladaki artış ve azalışların birbirini takip eden bir grafik oluşturduklarını görüyoruz. Ancak son dönemde bu döngünün daha sık aralıklarla tekrarlandığına şahit oluyoruz. Global likiditenin bozulması, ülkelerin merkez bankalarının rezerv politikaları, ticaret savaşları, petrol arz politikaları gibi birçok dış etken bizim ekonomimizi doğrudan etkileyebiliyor. Öte yandan ülke içinde yaşadığımız siyasi olaylar, sermaye ve tasarruf yetersizliği, mevcut mali durumumuz gibi bir çok yapısal sorunumuz nedeniyle de ekonomide tam istikrara erişemiyoruz.

Şimdilerde ise Covit-19 salgınıyla tüm dünyada çıktı üretiminde büyük düşüşler bekleniyor. Hem arz hem de talep kaynaklı bir şok yaşıyoruz. Global oalrak büyük bir ekonomik daralma bekleniyor. Tabi ki bundan ülkemiz de nasibini alacak. Şimdiden tüketimde ve üretimde düşüşler görülmeye başladı. Firmalarımız zor günlerden geçiyor ve bu süreç biraz daha uzun sürecek gibi görünüyor.

Satış mı, karlılık mı, yoksa ne?

Satış ve karlılık rakamları zaman zaman iner veya çıkar… bir dalgalanma olabilir. Firmalar bunları birbiriyle dengeleyebilir. Fakat başka bir husus var ki onu başka bir şeyle dengelemek çok mümkün değil; Nakit Sıkışıklığı.

Karlılığı ve satış rakamları düşen firmalar bu durum süreklilik arz etmezse iflas etmez. Fakat nakit akışı bozulan firma, banka, tedarikçi, personel, kamu (vergi-SGK) ve diğer borçlarını ödeyemezse büyük bir çıkmaza girebilir ve iflasa sürüklenebilir.

Bugünlerde yaşadığımız durum esasında ilk tepkisini tüm ekonomik birimlerinin nakit akışlarının bozulması şeklinde kendini gösterdi. Global ve ulusal piyasalarda nakit akışı durma noktasında. Ülkemizde nakit ihtiyacına finansal sistem de tam olarak cevap veremiyor. Çünkü nakit talebi her zaman olduğundan çok daha fazla ve geçmişten gelen bir likidite yetersizliği var. Dolayısıyla neredeyse faaliyet gösteren tüm firmalar likiditenin olmadığı bir çıkmaz sokağa girmiş durumdalar.

Hasarları nasıl en aza indireceğiz?

Firmaların bu krizden çıkma başarısı yönetimin finans konusundaki yetkinlik kalitesine bağlı. Öte yandan üzülerek söylemek gerekiyor ki özellikle KOBİ’lerimiz olmak üzere firmalarımızın nakit yönetimi yetileri olması gerekenin çok altında. Firma sahiplerinin bu konularda yeterli bilgi sahibi olmamasının yanında bu konularda uzman personel çalıştırmamaları da ayrı bir handikap. Dolayısıyla nakit akışları izlenemiyor, raporlanamıyor. Nakit yönetimi konusunda görev tanımları, prosedürler ve politikalar bulunmuyor.

Şimdiler de dahi yaşanılan bu krizden nasıl kurtulabiliriz sorusunun cevabı firmalar nezdinde yok! Ya da yeterince profesyonel anlamda tartışılmıyor. Elbette bu sorunlar da aşılacak ve ekonomi eskisi gibi rayına oturacak. Bugün yaşadıklarımızdan aldığımız derslerle bundan sonra nasıl politikalar uygulamalıyız diye düşünmemiz lazım, özellikle de nakit yönetimi konusunda. Bunu ya istihdam edeceğimiz uzman personel marifetiyle yapacağız, ya da dışarıdan alacağımız danışmanlık aracılığıyla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir